CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, TSK İç
Hizmet Kanunu'nun 35. maddesinin değiştirilmesine yönelik kanun tekliflerini
görüşmeye, değiştirmeye açık olduklarını, katı bir tutum içinde bulunmadıklarını
belirterek, ''Teklif yeterli değilse, yeterli hale getirelim. Top hükümette...''
dedi.
İnce, Şahin'in bu yasama yılında yasalaşan 53 kanun teklifinin 31'inin
muhalefet veya bağımsız milletvekillerince verildiğini söylediğini belirterek,
bunların; iktidar milletvekillerinin teklifleriyle birleştiren teklifler olduğunu
kaydetti. İnce, ''muhalefetin verdiği bir teklifin yasalaşmadığını, ortada
uzlaşma, muhalefetin dediklerini yapma durumunun söz konusu olmadığı'' görüşünü
dile getirdi.
23 Dönemde verilen 15 bin 686 yazılı soru önergesinin 7 bin 191'inin
süresi içinde yanıtlanmadığını anlatan İnce, AK Parti'nin bulunmadığı 21. Dönemde
ise 8 bin 140 yazılı soru önergesinin bin 321'inin süresinde yanıtlanmadığını
bildirdi.
İnce, 21. Dönemde yazılı soru önergelerinin yüzde 82,2'sinin süresinde
yanıtlanırken, 23. Dönemde bu oranın yüzde 52,1 olduğunu ifade ederek, ''AKP
döneminin milli iradeye saygısı yüzde 52,1'dir. AKP demokrat değildir, milli
iradeye saygısı yoktur. Milli iradeye, milletin temsilcilerine saygısı olmayanın
millete de saygısı olmaz. Bunların milli irade söylemi de tıpkı gözyaşları gibi
sahtedir. Bir türkü var, 'makaram sarı bağlar' diye. Makaram sarı bağlar, Arınç
söyler, Recep ağlar, Recep söyler, Arınç ağlar. Türkiye'nin düştüğü durum budur''
diye konuştu.
İnce, ''TBMM'nin, dokunulmazlık dosyası rekoru kırdığını, Mecliste 672
dokunulmazlık dosyasının beklediğini'' söyledi.
Dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda Başbakan Erdoğan'a, ''Senin
elini tutan mı var? Dokunulmazlıkların hepsini kaldırılım'' diye seslenen İnce,
Erdoğan'ın bu mekanizmadan şikayet ettiğini, ancak kendisi ve bakanlarının, bazı
bürokratların yargılanmasına izin vermediğini savundu. İnce, ''Sen veya
bakanların, hangi bürokratların yargılanmasına izin vermedi?'' diye sordu.
İnce, dokunulmazlıkların fiilen kalktığını ifade ederek, sadece
Erdoğan'ın, bakanlarının ve milletvekillerinin dokunulmazlığının bulunduğunu öne
sürdü.
Şahin'in, dün, soru önergelerini yanıtlamanın zaman aldığını söylediğini
belirterek, ''Dün yürütmenin avukatlığına soyundu. Sana mı düştü yürütmeyi
savunmak. Sayın Başkan'ın görevi, İçtüzüğü uygulamaktır, bakanların avukatlığını
yapmak değildir'' dedi.
İnce, muhalefetin çalıştığını, iktidarın ''tembellik'' yaptığını ileri
sürerek, 23. Dönemde görüşmeler sırasında 672 kez karar yeter sayısının
istendiğini, 338'inde karar yeter sayısının bulunamadığını kaydetti. İnce, ''138
milletvekilini Meclis Genel Kurul Salonunda tutamayan bir AKP ile karşı
karşıyayız. 336 milletvekilinden 138 tanesi Genel Kurulda değilse, bu AKP
milletvekilleri ne iş yapıyor, iş takibi mi yapıyorlar, telefon başındalar mı?
Meclis Başkanı'nın bunu sorgulaması gerekiyor'' dedi.
''Devlet adamının, kabadayı değil, yiğit adam olması gerektiğini''
anlatan İnce, sözlerini,''Kabadayı; hakaret eden, karşısındakini küçümseyen;
'artistlik yapma', 'al ananı git' diyendir. Yiğit adam ise sözünün arkasında
duran adamdır. 2002 seçimleri öncesinde Sayın Baykal, dokunulmazlıkların kürsü
dokunulmazlığıyla sınırlandırılmasını söyledi. Sayın Erdoğan, 'ne demek kürsü
dokunulmazlığı, kürsü dokunulmazlığı da olmasın, toptan kaldırılım' demişti. 8
yılda geldiği nokta bu... Kendisinden kabadayı değil, yiğit adam olmasını
istiyorum. 2002'de söylediğin sözlerin arkasında dur'' diye sürdürdü.
CHP Grup Başkanvekili İnce, TSK İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesinin
değiştirilmesine yönelik tekliflerini TBMM Başkanlığına verdiklerini anımsattı.
AK Parti'nin ya da başka çevrelerin teklife itirazı varsa, bunu
görüşmeye, değiştirmeye açık olduklarını, katı tutum içinde bulunmadıklarını
kaydeden İnce, ''Daha önce 12 Eylülcülerin yargılanmasını teklif ettik. Sayın
Başbakan, 'bu sulu şaka mı' dedi. 'Samimiyiz, arkasında duruyoruz' dediğimizde
kelimenin tam anlamıyla AKP kıvırmıştır. Şimdi AKP'nin tavrını merak ediyoruz''
dedi.
''Teklifimiz ortada. Yeterli değilse, yeterli hale getirelim. Top
Hükümette'' diyen İnce, hükümetin istediği zaman Meclisi çağırabileceğini, bunu
görüşebileceklerini kaydetti.
İnce, çok uzun uzadıya tartışma gerektirecek bir durum bulunmadığını
ifade ederek, ''Bundan sonrası ipe un sermek olur'' dedi.
İnce, AK Parti'nin, ''asker-sivil ilişkilerinin istismar edilmesinden
nemalandığını, bundan oy devşirmek istediğini'' ileri sürerek, ''AKP, darbe
ticaretinden nemalanmasın'' görüşünü savundu. İnce, konuşmasına şöyle devam
etti:
''Dolmabahçe görüşmesi... Sayın Büyükanıt ile Sayın Başbakan akraba,
çocukluk arkadaşı, eski dost değildir. 'Bu görüşme mezara gider...' Böyle bir
mantık yok. 27 Nisan bildirisi kimin işine yaradı? Bülent Arınç, 'oyumuzun yüzde
15'i e-muhtıradan' dedi, Abdullah Gül seçimlerden bir gün önce 'e-muhtıra oyumuzu
artırdı' dedi. E-muhtırayı vereceksin, AKP'nin oylarını artıracaksın, trilyonluk
aracı kapacaksın, şeref madalyasını takacaksın; sonra da 'bana iftira atıyorlar'
diyeceksin. O zaman çık konuş. Sayın Başbakan, milletten neyi gizliyorsun.
Kamuoyunda çok konuşulmasını istemiyorsan, muhalefet partilerine,
milletvekillerini söyle. Biz de millete söyleyelim.''
Dubai anlaşmasıyla ilgili tartışmalara da değinen İnce, MHP Ankara
Milletvekili Deniz Bölükbaşı'nın o dönem bürokrat olduğunu, bu işleri takip
ettiğini; dün kendisine gelerek, ''Sayın Başbakan, Genel Başkanınıza dava açtı,
tanıklık yapabilirim. Böyle bir anlaşma imzalandı'' değini aktardı. İnce, konuyu
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na ilettiğini, Kılıçdaroğlu'nun da ''memnun
olacağını' söylediğini belirtti.
İnce, Erdoğan'ın, Kılıçdaroğlu'na dava açmasından mutlu olduklarını,
mahkeme aşamasında bu anlaşmanın ortaya çıkmış olacağını söyledi.
İnce, Anayasa Mahkemesine 22. Dönemde 113, 23. Dönemde 44 kez
başvurduklarını, 120'sinin karara bağlandığını, 75'inde başvuruların haklı
bulunduğunu, 45'inin ise reddedildiğini bildirdi.
Erdoğan'ın, ''CHP, Anayasa Mahkemesinin bahçesine gecekondu kurdu''
dediğini ifade eden İnce, ''Gecekondu kurma işlerinden anlamayız ama Erdoğan, bu
işleri iyi bilir. Önce gecekonduyu kurar, sonra çok katlı yapar, orada oturur.
Biz Anayasa Mahkemesine gitmeseydik, şimdi kavga ettiğiniz İsrail, Türkiye'nin
sınırlarındaki mayınlı arazilerde oturacaktı; Hans'tan almadığın stopajı
Mehmet'ten almaya devam edecektin; çalışanlardan daha yüksek gelir vergisi almaya
devam edecektin; emekli olup çalışmak zorunda olan BAĞ-KUR'lular yüzde 10 yerine
yüzde 40 prim ödemeye devam edecekti. Anayasa Mahkemesi bunları engelledi, Sayın
Başbakan, siz bunların hangisinden rahatsızsınız?'' diye sordu.
TRT'ye eleştiriler yönelten İnce, bu kurumla ilgili suç duyurusunda
bulunduğunu belirterek, YSK'yı önlem almaya çağırdı. (13.19)
Kaynak : meclishaber.gov.tr |
|